Sanayi Üretiminde Bilim Temelli Hedeflerin Operasyonel ve Değer Zinciri Entegrasyonu: Brisa Örneği



Brisa, lastik üretimi alanında faaliyet gösteren ve Türkiye’de iki üretim tesisiyle yıllık yaklaşık 14 milyon adet üretim kapasitesine sahip bir sanayi şirketidir. Geniş bayi ağı ve ihracat faaliyetleriyle çok sayıda pazarda yer almakta; üretim, tedarik zinciri ve ürün kullanımı aşamaları önemli emisyon etkisi oluşturmaktadır.

Lastik sektöründe emisyonların önemli bir bölümü yalnızca üretim süreçlerinden değil, aynı zamanda ham madde tedariki ve ürünlerin kullanım aşamasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle Brisa emisyon yönetimini operasyonel sınırların ötesine taşıyarak değer zincirini kapsayacak şekilde ele almaktadır.

Bilim Temelli Hedeflere Yönelme Gerekçesi

Brisa, uzun yıllardır emisyon ve kaynak verilerini sistematik olarak izleyen bir veri altyapısına sahiptir. Karbon emisyonları 2005’ten bu yana takip edilmekte ve uluslararası standartlara uygun şekilde doğrulanmaktadır. Bilim temelli hedeflere yönelme kararı, bu veri altyapısı üzerine inşa edilmiş; sürdürülebilirlik performansını uluslararası metodolojilerle uyumlu, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirme ihtiyacından doğmuştur. Süreç, şirketin 2030 vizyonu kapsamında üst yönetim liderliğinde yürütülen strateji çalışmalarıyla şekillenmiş; emisyon azaltım hedefleri organizasyon genelinde performans kriterlerine entegre edilmiştir. Bu yaklaşım, hedeflerin yalnızca teknik bir hesaplama değil, karar alma süreçlerinin bir parçası haline gelmesini sağlamıştır. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve özellikle doğal kauçuk tedarik zincirini etkileyen Avrupa Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü (EUDR) gibi regülasyonlara uyumlanma motivasyonu da süreci hızlandıran önemli dışsal motivasyonlar arasında yer almıştır.

Hedeflerin Kapsamı

Brisa’nın bilim temelli hedefleri, doğrudan operasyonlarının yanı sıra değer zincirini de kapsamaktadır:

  • Kapsam 1 ve 2: Üretim tesislerinden kaynaklanan doğrudan emisyonlar ile satın alınan enerjiden kaynaklanan emisyonlar
  • Kapsam 3 (yakın dönem): Başta satın alınan mal ve hizmetler olmak üzere, tedarik zinciri kaynaklı emisyonlar
  • Kapsam 3 (uzun dönem): Ürün kullanım aşaması başta olmak üzere, değer zinciri boyunca oluşan emisyonlar

Şirket, 2030 yılına kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını %56 oranında azaltmayı taahhüt etmektedir.

Kapsam 3 emisyonları için ise SBTi metodolojisi kapsamında birtedarikçi etkileşim hedefibelirlenmiş olup, 2028 yılına kadar satın alınan mal ve hizmetlerden kaynaklanan emisyonların %79’unu temsil eden tedarikçilerin bilim temelli hedefler belirlemesi amaçlanmaktadır.

Hedeflerin İş Modeline Entegrasyonu

Bilim temelli hedefler, Brisa’da yatırım ve operasyon kararlarının bir parçası haline getirilmiştir.

Operasyonel tarafta enerji verimliliği uygulamaları, yenilenebilir enerji yatırımları ve düşük karbonlu üretim teknolojileri önceliklendirilmiştir. Üretim süreçlerinde devreye alınan ısı pompası sistemi ile doğalgaz tüketiminde %15 azalma sağlanmış; güneş enerjisi yatırımları ile elektrik tüketiminin bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanmaya başlanmıştır.

Yeni yatırım ve proje değerlendirme süreçlerinde karbon azaltım katkısı, finansal ve operasyonel göstergelerle birlikte karar kriteri olarak kullanılmaktadır.

Değer zinciri tarafında ise tedarikçilerle yürütülen yapılandırılmış programlar aracılığıyla emisyon yönetimi genişletilmektedir. Tedarikçilerin karbon ayak izi ölçümleri standartlaştırılarak karşılaştırılabilir hale getirilmiş; düzenli raporlama sistemleri kurulmuş ve denetim sonuçlarına dayalı iyileştirme planları geliştirilmiştir. Kritik tedarikçiler için su riski, enerji verimliliği ve çevresel performans alanlarında somut aksiyonlar tanımlanmış; insan hakları ve etik kriterler değerlendirme süreçlerine entegre edilmiştir. Bu yaklaşım, tedarik zincirinde veri kalitesi ve şeffaflığın artmasını sağlamıştır.

Veri Yönetimi ve Süreçte Karşılaşılan Zorluklar

Kapsam 1 ve 2 emisyonlarında güçlü veri altyapısı sayesinde önemli bir zorluk yaşanmazken, Kapsam 3 emisyonlarının hesaplanması sürecinde veri erişimi ve standardizasyon önemli bir zorluk oluşturmuştur.

Çok sayıda tedarikçiden veri toplanması, farklı metodolojilerin kullanılması ve veri olgunluk seviyelerindeki farklılıklar, karşılaştırılabilir bir emisyon envanteri oluşturmayı zorlaştırmıştır. Bu zorlukların aşılması için tedarikçi verileri standartlaştırılmış, düzenli raporlama sistemleri kurulmuş ve tedarikçilerle birlikte iyileştirme süreçleri yürütülmüştür. Bu süreç, veri kalitesinin artırılmasını ve emisyon yönetiminin sistematik hale getirilmesini sağlamıştır.

Sağlanan Katma Değer

Bilim temelli hedeflerin belirlenmesi ve doğrulanması, Brisa’da sürdürülebilirlik yönetim kapasitesinin güçlenmesine katkı sağlamıştır. Bu süreçte karbon azaltım kriterleri yatırım ve karar alma mekanizmalarında daha görünür hale gelmiş; veri izleme ve raporlama süreçleri güçlendirilmiş ve enerji verimliliği yatırımlarında hızlanma sağlanmıştır.

Değer zinciri tarafında ise tedarikçi programları aracılığıyla sürdürülebilirlik performansının iyileştirilmesine yönelik somut süreçler oluşturulmuştur.

Bilim temelli hedefler doğrultusunda geliştirilen bu yapı, Avrupa pazarı müşterilerinin Brisa ürünlerine ilgisini artırırken sürdürülebilirlik performansının finansal değerlendirme süreçlerinde de dikkate alınmasını sağlamıştır. Sürdürülebilirlik performansının daha sistematik ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendirilmesini mümkün kılmış ve şirketin sürdürülebilirlik bağlantılı finansman araçlarına erişimini kolaylaştırmıştır.

Öğrenilen Dersler

Brisa’nın deneyimi, sanayi üretiminde bilim temelli hedeflerin uygulanmasına ilişkin şu noktaların kritik olduğunu göstermektedir:

  • Güçlü ve uzun dönemli veri altyapısının oluşturulması
  • Emisyon azaltım hedeflerinin üst yönetim ve performans sistemlerine entegre edilmesi
  • Yatırım kararlarında karbon kriterlerinin kullanılması
  • Tedarikçilerle yapılandırılmış ve veri temelli iş birliği kurulması
  • Kapsam 3 emisyonları için standardizasyon ve kapasite geliştirme süreçlerinin yürütülmesi

Bilim temelli hedefler, sanayi şirketleri için yalnızca operasyonel iyileştirmeleri değil, aynı zamanda değer zinciri genelinde dönüşümü tetikleyen bir çerçeve sunmaktadır.

Üyeler